Silivri'den Bir Kitap Daha | Röportaj

En son güncellendiği tarih: Şub 25

Silivri'de yaşayan ve kitap yazan yazarlar arasına dernek üyemiz Buket Nazan BADEM'de katıldı. Yakın zamanlarda çıkarttığı "SUS" kitabı ile henüz kendini tanımlamada kullandığı bir sıfat olmayan fakat deneyimlediği yazarlığa adım atan Buket Nazan, bize yola çıkışından ve kitabından bahsetti.


1) Buket Nazan Badem kimdir, bize biraz kendinizden bahseder misiniz?


Hangimiz kim olduğumuzu biliyor ki diyerek başlamak isterim.1994 yılında Bolu da doğdum. Bir yıl sonra Silivri’ye taşındık ve bu güzel sahil kasabasında büyüdüm.Her zaman kendime Dünyalıyım tabirini kullanırım. Meraklıyım, araştırmayı, öğrenmeyi ve gezmeyi çok severim. Tüm bildiğim bu.


2) Böyle bir kitap fikri nasıl ortaya çıktı? Gürültülü bir yüzyılın ortasında tema olarak neden susmak üzerine bir kitap yazdınız?


Aslında amacım kitap yazmak değildi. Seçim yapmadım veya üzerine düşünmedim.Bir şeyler eksikti, kayıptı. Kayıp olanın ben olduğumu anladım ve içimden bir ses ‘SUS’ dedi. Susmak yetmedi, bir de güzel sadeleştirdim hayatımı. İleride unutmayayım diye, süreci günbegün yazdım. Arkadaşlarımın kitap yazma önerisi üzerine neden olmasın dedim.

3) İlk kitabınızı bastırmayı ne zaman düşündünüz?


2016 yılında olan bu olayın haftasında kitap düzenlemelerini bitirdim. Yine de insanın duygularını yayımlaması kolay bir karar değil. Sadece bir kişi okuyacak olsa ve ona faydası dokunacaksa buna değer dedim ve Temmuz 2020 de yayımladım.


4) Yazmak yetenek işi midir? Sonradan öğrenilebilir mi?

Ben insan isterse ve yeterince emek verirse her işi yapabileceğini düşünüyorum. Yeteneği, yatkınlığı olabilir veya sonradan da öğrenebilir.


5) Kendinizi ne zaman yazar olarak tanımlamaya başladınız?

Bilemiyorum, henüz kendimi tanımlamada kullandığım bir sıfat değil. Siz söyleyin kullanmaya başlamalı mıyım ?


6) Yazdıklarınızı kimsenin okumayacağını bilseniz de yazar mıydınız?

Kimseye okutmayı düşünmeden yazdım, bir süre kimseye okutmaya cesaret edemedim ve kimse okumasa da yarım kalmamalı diyerek yayımlattım.


7) Yazmak sizin için hayat boyu süren bir serüven mi yoksa? Yoksa geçici heves mi?

Yazmayı severim. Konuşmak gibi değil, söylediğinizi geri alamazsınız, düzeltmesi zordur ve zaman alır. Yazarken uzun uzun düşünürüz ne hissettiğimizi, duygularımızı böylelikle onları en doğru şekilde ifade edebiliriz. Şimdiye kadar yazdım bundan sonra da yazacağım. Kesinlikle heves değil.


8) Türkiye’de ve dünyada en beğendiğiniz yazar / yazarlar kimler?

Spesifik bir isim söyleyemem tüm yazılanlar okunmaya değerdir. Konularına bakarak okuyacaklarımı seçiyorum. Genellikle yaşanmış olayları okumayı tercih ediyorum.


9) Hayatta gerçekleştirmeyi istediğiniz en büyük hayaliniz nedir?

Gerçekleştirmeyi istediğim birçok şey var. Aralarında bir değerlendirme yapamıyorum olması gerekenler oluyor. Şunu söyleyebilirim ki Karma Çalışmaların olacağı bir sergi açmak için hazırlıklar yapıyorum.


10) Elinizde sihirli bir değnek olsaydı, dünyada neyi değiştirmek isterdiniz?

Bu çok geniş kapsamlı bir konu fakat ülkeler arasındaki sınırları kaldırırdım. İnsanlar birbirlerine saygı göstererek istediği yere gidebilmeli istediği bir yerde yaşayabilmeliler.

11) Resim, heykel vb birçok sanat dalıyla da ilgili olduğunuzu biliyoruz. Farklı birçok sanat dalıyla ilgilenmek yorucu değil mi? Bu kadar farklı alanda yaratımda bulunmak ifade gücünüz üzerinde ne gibi etkiler uyandırıyor?

Yorucu değil aksine enerjimi arttırıyor. Bazen çalışmalar uzadığında bunalabiliyor veya tıkanabiliyor insan. Bu zamanlarda farklı alanlara yönelmek hem zihnimi hem merakımı dinç tutuyor aynı zamanda diğer çalışmam için düşünme fırsatı yaratıyor.

Bir çalışmam bir diğerini besliyor diyebiliriz.

12) Doğayla ilişkiniz nasıldır? Sanatınızda doğayı nasıl konumlandırıyorsunuz eserlerinize?

Doğa biziz. Ben doğanın bir parçasıyım. Kitabımda da doğadan ilham aldığım betimlemeler ve şiirlerim var. Aynı zamanda görsel çalışmalarımda da hem ilham alıyor hem de doğadan parçalar kullanıyorum.


13) Tarihe merakınız var mı? Tarihi eserler ve yapılarla yaşadığınız kentin kültürel ortamı hakkında ne düşünüyorsunuz Silivri bağlamında? İdeal bir kent nasıl olmalı sizin için?

Geçmiş günümüzü yarattı, bugün yarınımızı yaratıyoruz. İlerleyebilmek için geçmişimizi bilmemiz gerekir. Silivri ise yaşanmışlıklarıyla farklı kültürel yapıları bütünleştirmiş şirin bir sahil kasabası, elimden geldiğince yaşadığım bu ilçenin tarihine sahip çıkıyor ve eserlerini koruyarak gelişmesine destek olmaya çalışıyorum.

İdeal bir kent, yaşayanlarının geçmişini bildiği, kabul edip koruduğu ve şimdiki halini geliştirdiği yerdir.


Teşekkür ederim.


Kitabı İdedix üzerinden temin edebilirsiniz - https://www.hepsiburada.com/sus-buket-nazan-badem-pm-HB0000111PM1


Arka Kapak


Hiçbir zaman anda yaşamayı başaramıyor, mutlu hissedemiyoruz. Ya geleceğin bize getireceklerini bekliyoruz ya da geçmişin bizden götürdüklerine bakıyoruz… Çocukluğumda… diye başlıyor cümlelerimiz, Çocukluğumuzda dünü yarını düşünmezdik, uyuyakalıp anı kaçıracağız diye korkardık. Zaman geçtikçe yükledik travmaları, dertleri, sorumlulukları üzerimize. Yorduk bedenimizi, doldurduk kalbimizi, Uyumak kaçışımız oldu. Hiç boş yer bırakmadık mutluluğa halbuki o kapıda bekler yer açmamız için… Bahar temizliği yapar gibi atın kıştan kalan eskileri Mutluluk girsin içeri…

Buket Nazan BADEM

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör