SİLİVRİ'YE DAİR | KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASI ve SERGİLENMESİ

Kültürel miras, bir toplumun bilimsel, kültürel, tarihsel, evrensel geçmişini ve geleceğini yansıtan somut ya da somut olmayan değerler bütünüdür. Kültürel miras kavramına somut ve soyut olmakla birlikte doğal miraslar da dahildir. Bunların tamamı kültürel mirası oluşturur.

Somut kültürel miraslar, anıt, yapı, heykel, arkeolojik eser, kitabeler, lahitler, steller vb. eserlerin tümüdür. Soyut olmayan kültürel miraslar toplumun folklorünü, kültürünü, dilini anlatan tüm tarihsel geçmiştir. Doğal miraslar ise kültürel açıdan önem teşkil eden, toplumların yaşadıklar, biyolojik çeşitlilikler, mağaralar vb. alanların tümüdür.


Kültürel mirasın korunması konusuna gelecek olursak koruma sözlük anlamı olarak “bir varlığı tehlike ve dış etkilere karşı güvence altına almak” , kültürel miras açısından ele aldığımızda tarihi ve sanatsal değeri bulunan eserin yaşamının sürdürülebilir olması için gerekli önlemleri almak anlamındadır.


Çağdaş koruma yaklaşımları günümüzde tekilci yaklaşımdan ziyade ait oldukları çevre ile bir bütün olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Bir yapı ya da bir eserin tek başına korumaya alınmasından ziyade bulunduğu ve koruma altına alındığı çevre/ çevre koşulları ile bir bütündür. Hiç bir eser ya da kalıntı tek başına var olamaz.


Örneğin bir sit alanı olan Silivri Kale Park bölgesi eski dönem fotoğraflarından ve buluntularından yola çıkıldığında sınırları içerisinde bir adet kilise, havra ile çevresinde mezar alanları barındırmaktadır. Bu da bu alanı arkeolojik bir alan taramasına itmelidir. Nekropol alanı olan Cumhuriyet mahallesi bölgesi gibi bu bölge de potansiyel olarak arkeolojik kazı alanı statüsündedir. Bu bölgelerin tamamında bulunan her bir eser çevresi ve bağlı olduğu çevre koşulları ile değerlendirilmeli koruma yöntemleri ve önerileri buna göre geliştirilmelidir.

Tam da bu noktada bu alanlarda bilimsel ve akademik çalışmalar yapılmalı bunun sonucunda bilimsel/akademik heyetin önerileri doğrultusunda "alanında uzman" kişilerce bir üniversite görüşü ile koruması ve topluma tarihi bir alan olarak kazandırılması gerektiğini düşünmekteyiz.


Bu önerilerin bir başlangıcı olması amacıyla Bültenimizin ikinci sayısında güncel fotoğrafları ile net bir şekilde belirttiğimiz Kale Park içerisinde bulunan köşe bir noktada pek çok eserin üst üste yığıldığını, bunların doğa şartlarına maruz kalarak tahribata uğradığını belirtmiştik. Yığıntı halde bulunan eserlerin daha düzgün şekilde tasnif edilmesi, zaten az sayıda bulunan Silivri'ye ait eserlerin her birinin temizlenerek kapalı bir ortamda muhafazaya alınması gerektiğini, sergilenen bazı eserlerin dış koşullardan etkilenerek kaidelerinin bozulduğu, kötü bir görüntüye sebep olduğunu tespit etmiştik.


Bu doğrultuda eş zamanlı olarak Silivri Belediyesi'ne söz konusu hususta tespit, görüş ve önerilerimizin olduğu bir 3 sayfalık bir rapor ve dilekçe sunduk. Dilekçede bu önerilerin yanı sıra Silivri'ye ait tüm arkeolojik, doğal ve kültürel mirasların envanter listelerini, Silivri Tarihi adına yürüttüğümüz çalışmalarda referans olması amacıyla kullanmak üzere ve Silivri halkının ilçesindeki envanterlerin tamamına kolayca erişim sağlaması, akademik ve bilimsel alanlarda dijital olarak erişilebilirliğinin olması adına rica etmiştik. Dilekçemizin cevabını, raporda yer alan fotoğrafları çekildiği tarihler ile birlikte halkımızla paylaşıyoruz. Silivri'deki eserlerin daha düzgün koşullarda muhafaza edilmesi ve sergilenmesi adına yaptığımız başvuruyu sürdüreceğiz.

( * Silivri'ye ait bir çok eser aynı zamanda İstanbul Arkeoloji Müzesi deposunda yer almaktadır. )

Derneğimizin kuruluş ve çalışma alanlarından biri olan Silivri'ye ait somut/soyut/doğal kültürel mirasın korunması adına sunduğumuz öneriler Silivri'de bir " MÜZE GEREKLİLİĞİ " şartları sağlanana dek önleyici koruma ile bu eserlerin tahribata uğramaması ve sağlıklı şekilde sergilenmesi amacı taşımaktadır. Bu durumda bütün eserlerin, yapıların, envanterlerin önleyici korumaya dahil olması gerekmektedir. Önleyici koruma, kültür ve tarih varlıklarının korunması için en uygun koşulların sağlanması, oluşabilecek herhangi bir bozulmayı, deformasyonu, yıpranmayı, kırılmayı önlemek, kültür varlıklarının bozulması sürecini en düşük düzeye indirmek anlamına gelmektedir. Önleyici koruma tedbirleri bir eserin ve ya yapının belgelemesinin yapılmasından, temizliğine, koruma altına alınmasına, paketlenmesine ve sergilenmesine kadar olan tüm sürecin bütünüdür. Bu eserlerin düzgün çevre koşullarında sergilenmesi, koruma önlemlerinin kalıcı olarak alınması, korunacağı/muhafaza edileceği alanların doğru hazırlanması yalnızca ve yalnızca kültürel mirasa bakış açısı ile alakalıdır. Önleyici koruma kültürel mirasın yaşamı boyunca devam eder. Hiç bir zaman sona ermez. Sürekli olarak koruma yöntemlerinin devamlılığı esastır. Buna bağlı olarak Silivri'deki tüm eserlerin doğru şekilde korunması, sergilenmesi ve muhafaza edilmesi gerekmektedir.

Karatepe Aslantaş Arkeoloji Alanı
Karatepe Aslantaş Arkeoloji Alanı - Kaynak: Anadolu Ajansı
18 Mart 2021
18 Mart 2021
18 Mart 2021
18 Mart 2021
12 Nisan 2021
12 Nisan 2021

Silivri Tarihi Kültürel Mirası Koruma Eğitim ve Araştırma Derneği, öncelikle Silivri'deki kültürel, toplumsal mirasın ayakta kalmasını sağlamaya çalışarak "DOĞRU BİR KÜLTÜREL MİRASA BAKIŞ AÇISI İLE" tüm verilerini toplumla bilimsel ve akademik alanlarda buluşturmayı hedeflemektedir. Silivri'de yaşayan her bir bireyin Silivri doğasına, tarihine sahip çıkması, kalabalıklaşan ve beton bloklar ardında kaybolan kültürel mirasını ayağa kaldırmasını arzuluyoruz. Tüzük ve amaçlarımız gereği yaptığımız her çalışma topluma ve bizlere kültürel mirasa, çevreye, insana, sanata ve kültüre dair bir çabanın ürünüdür.


Derneğimizin baktığı göz, görmeyi arzuladığı tarihe sahip çıkma bilinci bu temellere dayanmaktadır. Akılcı, bilimsel ve akademik veriler ışığında aklı ile tarihsel, kültürel değerlere bakar, kalbi de tüm toplumun bütün bu değerleri önemsediğini, koruduğunu ve gelecek kuşaklara aktardığını umut etmektedir.


SİLİVRİ TARİHİNE SAHİP ÇIK!

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör